Görüntü yok. Yatakta yattığımın bilincindeyim ama uyuyorum ve aklımdan bi sürü düşünceler geçiyor. Dünyanın içinde bulunduğu olumsuzlukları hissediyorum teker teker ve bayağı etkileniyorum ama beni etkilemesine engel olmak istiyorum. Çünkü bedenim de ruhum da sarsılıyor. Tam da bu noktada tüm benliğimi saran bir ses duyuyorum. İngilizce olarak “ You are what you dream of ” diyor bana.
Yani “ Neyi düşlersen sen “ O “ sun “. O kadar kesin bi ifade ile ve dünyanın içinde yüzdüğü olumsuzlukların her biri beni vurmaya çalışırken sanki bir GONG sesi gibi etkili. İlk duyduğumda nedir bu dedim ama her seferinde bıkmadan söylenince anladım ki o sırada dünya tüm bunlarla çalkalanıyor olabilir ama sen hayal ettiklerini yaşarsın diyor. Bu sadece bana söylenmiyor. Bu ifade insanlığa duyurulmak istenen bir gerçeklik. Ve uyandığımdan beri üzerinde o kadar çok düşündüm ki. Kendi hayatımdaki yansımalarına göz attım. Ne kadar doğru…. Kendinizle ilgili kurduğunuz gerçeklik sizin hayalini kurduğunuz gerçeklikle örtüşür. Eğer bir şeyi yapamayacağınızı düşünürseniz ömrünüz o şeyi yapamamakla geçer. Yani yapamayacağınız düşündüğünüz o şeyi kurduğunuz gerçekliğin içerisine almamış olursunuz .Halbu ki bir an gelip aynı şeyi yapabileceğinizi hayal ederseniz yapabilirsiniz. Ve kendinize şaşırırsınız. Oysa ki şaşıracak hiçbirşey yok. Bizim yaradılışımız bu şekilde. Makine gibiyiz. Beynimize ne komut verirsek o doğru olup olmadığını ayırt etmeden yapar. Program böyle yapılmışJ Ben mesela rahatsızlığımdan dolayı zıplayamayacağımı düşünüyorken iki yaşındaki kızım anne zıplasın baba zıplasın dediğinde nasıl zıplayabiliyorsam herkes her şeyi yapabilir. Biz dünya insanları olarak varoşlumuzdan beri ne kadar özel dizayn edilmiş varlıklar olduğumuzun farkında olmadan yaşayıp bugüne kadar geldik. Fakat artık durum değişiyor. Tasarımımızdaki özelliklerin en önemlisi olanı fark etmeye başlıyoruz. İçimizde bir duygu yaratan düşüncelerimizin yaşam gerçekliğimizi oluşturduğunu. Yani aslında kader dediğimiz ve tüm suçu yüklediğimiz sistemin bizim ürettiğimiz düşünce ve duygulardan kaynaklanan davranış biçimimizin ürettiği sonuç olduğu gerçeğini. Kurtuluş için tek çıkış noktası kişinin yaşadığı her ama her şeyin sorumluluğunu üzerine alabilmesi ile alakalı. Çünkü gerçekler bu yönde. Bunu artık bilimsel olarak görebiliyoruz. BKNZ: Quantum Mekaniği….
Ayrıca kişi olarak ürettiklerimiz dışında bir de insan ırkı olarak toplu düşünce üretimimizle ilgili global sorunlar yaratıyoruz. Bu da kolektif bilincimizin düzelmeye başlamasıyla düzelecek sorunlar oluşturuyor. O yüzden her birimiz bilinç seviyemizi bireysel olarak yükselttikçe toplu olarak da düzelmeler olacak.Yılmadan bu bilinçle ilerlemeliyiz. Bireysel yaşamımız da dünyamızın gelecekteki hali de BİZE BAĞLI…..
Sevgiler